Agorafobili Panik Bozukluk

Agorafobi nedir? Agorafobi(Dışarı çıkma korkusu), en yaygın görülen fobik belirtilerin başında gelmektedir. Toplumsal kalabalık alanlardan huzursuz olma ya da kaçınma ile giden bir durumdur. Agorafobi, kaygı bozuklukları ile çok sık görülmektedir. Önceki durumlarda ise Agorafobi, başlı başına bir rahatsızlık olarak görülmemekteydi. Fakat bilindiği üzere birçok insan, panik atak ve diğer kaygı bozuklukları barındıran kaygılar yaşamadan dahi Agorafobinin etkisinde kalmaktadır. Hafiften ağır seyire doğru kendini gösteren Agorafobinin başlı başına bir rahatsızlık olduğu nasıl anlaşılır? Aşağıda belirtilen 5 belirtinin 2’si eğer 6 aydan daha fazla bir süre boyunca insanı etkiliyor ise bu durum, Agorafobi olarak adlandırılmaktadır.

Agorafobi belirtileri ise şu şekildedir:                  

  • Toplu taşıma araçlarından (Belediye otobüsleri, metrobüsler, feribotlar, gemiler vs.) tedirgin olmak.
  • Açık alanlardan (Otopark, boğaz köprüsü, istanbul havalimanı vs.) tedirgin olmak. Yani çıkışın kolay olmadığı alanlardan rahatsız olmak.
  • Geniş kapalı alanlardan (Büyük alışveriş merkezleri, sinemalar) rahatsız olma, kaçınma hali.
  • Meydanlarda tek başına beklemekten rahatsız olmak.
  • Evin uzağında olmak.
  • Seyahat etmek.
  • Saatlerce evden uzakta bir yerde tek başına kalmak. Agorafobi durumunu yaşayanlar için son derece tedirginlik yaratabilmektedir.
  • Son olarak Agorafobide yaşanan en sık bulgular arasında, huzursuzluk ve kaçınmanın aslında içinden çıkılamayacak boyuta varıldığının sanılmasıdır. Yani eğer bir alanda, sıkıntı, korku ya da kötü bir durum yaşarlar ise kendilerini kurtaramayacaklarını düşünmektedirler. Bunun arkasında yatan sebep, herkesin içinde rezil olma hissiyatı, yaşlı insanlarda düşmenin vereceği korku, endişe ve düştüğü yerden kalkamama hissiyatıdır. Bu hissiyatların yanı sıra altına kaçırmak, tuvalete yetişememe korkusu gibi özel durumlar da bu sebebin altında yatan diğer nedenler arasında gösterilmektedir.

Agorafobinin en sık eşlik ettiği tablo, panik bozukluğudur. Panik bozuklukta, beden sağlığı ile ilgili korkular olduğu kadar, herkesin içinde tuhaf veya garip duruma düşme korkusu da bulunmaktadır. Bu nedenle Agorafobi gibi kendilerini hemen bir ortamdan çıkaramayacakları korkusu panik bozukluklar ile eşdeğer bir tabloda yer almaktadır.

Agorofobik insanlar, uzun yıllar bu belirtilen tabloyu yaşadıkları zaman, evlerinden çıkamazlar ya da çok az çıkacak duruma gelirler. Oysa Agorafobi, bilişsel davranışı tedaviye, psikoterapiye çok iyi yanıt veren bir durumdur. Kendileri için zor olan durumlar, aşama aşama aşırı hassasiyet gösterilerek tedavi edilebilmektedir. Ve kişilerin yaşam kalitesi de tedaviler ile daha iyi seyirde olabilmektedir.

Agorafobi Hangi Tür Yöntemler ile Tedavi Edilmektedir?

Agorafobi tedavisi nasıldır? Agorafobinin tedavisinde kişi, öncelikle bu durumla ilgili olarak bilgilendirilir. Yani bu durumun hangi sebeplerden kaynaklandığı, bu korkuların hangi sebeple meydana geldiği gibi bilgiler ile kişi eğitilir. Daha sonra kişinin olumlu-olumsuz düşünceleri ile ilgili çalışmalar yapılır. Yani kendisine bir şey olacağı, yardım alamayacağı gibi endişeler ile kendini belli eden düşünceler ile ilgili çalışmalar yapılmaktadır. Ve kişiye özel nefes ve gevşeme egzersizleri öğretilmektedir. Sonrasında ise aşamalar halinde kişinin kaçındığı yerlerde bulunması ve korkusunun üzerine gitmesi ile ilgili terapide çalışmalar yapılmaktadır.

Agorafobinin Panik Atakla İlişkisi

Agora ve panik atak İlişkisi nasıldır? Agorafobi, Yunanca ‘Pazar yeri’ anlamına gelen ‘Agora’ sözcüğünden türemiştir. Kişinin açık alanlardaki korkusunu ifade etmektedir. Panik atak, Agorafobi ile beraber çok sık görülmektedir. Örneğin: kalabalık alanlarda bulunmak istemiyorum, toplu taşıma araçlarına binmek istemiyorum gibi endişelerdir. Bunun sebebi, Agorafobi ile birlikte ortaya çıkan panik bozukluktur. Agorafobi ile ortaya çıkan panik bozuklukta en önemli konu, kişinin çevresinin desteğidir. Çünkü kişi, bazı durumlarda kaçınma davranışı sergilemektedir. Örneğin: kişi, toplu taşıma araçlarına binmek istemiyorum dediği zaman onay veren yaklaşım sergilemek gerekmektedir. Çünkü burada amaç, kişinin kaçınma davranışını pekiştirmek değil, kişinin normal hayatına devam etmesini sağlamaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir